21 Eylül 2011 Çarşamba

maça vale


Ne acı…
Hep ben hazırlardım o valizi,
Şimdi…
Bir kapının pervazından güç ala ala,
Senin ne kadar güçlü olduğunu izliyorum…
Bu…
Ahmak…
Terk ediş ritüeli anında.
Eline geçirdiğin her şeyi yaka paça valize sokmak neden?
Katlasan?
Biraz daha kalsan böylece…
En azından en sevdiklerini katlasan?
Biraz daha katlansan bana…
Olmaz değil mi?
Vedanın şanındandır değil mi
Gidenin acımasızlığı?
Ama bu başka…
Bu diğerlerine benzemiyor…
Sen şu an bir alışkanlığı terk etmiyorsun belli…
Sen, şu an sigarayı bırakmıyorsun…
Sen…
Sigaraya başladığını inkar ediyorsun!
Bir anlamı varsa eğer,
Sırf bu yalan bile,
Bir sigara yakıp, gidişini izlemeye
Değer…
Galiba bu defa,
Bu veda,
Doğru karar…
Çünkü;
Benim ;“gitme” lerim,
Senin, gitmelerin kadar…

17 Temmuz 2011 Pazar

harflerle resim çizmek

sen,

güzelliğini bir inciye verip,

kaderini bir inciden almışsın...

inci; senin sayende,

yaşlı, geçkin, buruşmuş bir kadının boynunda

bile çok güzel...

sen; denizin en kıymetlisi olup,

denizin içinde,

hayat boyu denizi görememeye mahkum...

13 Temmuz 2011 Çarşamba

an'lar anlar...

o kadar çok alkışladım ki seni, sen giderken…

dayanamadın…

kulisten döndün…

bir şarkı daha söylemek için…

hani vedayı pekiştirecek,

en fazla bir şarkı kadar sürecek,

son bir sevişme anı için…

içime en büyük parçanı bırakıp,

bana bu yazıyı yazdırmak için…

aynı geceye, başka şehirlerde sızmak için…

sana katılıyorum canımın içi eski sevgilim…

bence de son şarkı için sezen aksu,

şahane seçim…


belki doğru belki yalan…

her göçmen kuş,

gideceği son şehri,

kanadının altında taşır…

ben inandım,

sen de inan…


ah canımın içi eski sevgilim…

baştan beri biliyorum,

gideceğin son şehir olmadığımı…

ama,

hayatında hiç şehirlerarası otobüse binmemiş birine

nasıl anlatılır ki,

bir mola yerinin dramı?

Sen, bende yarım saat kalırsın,

Ben, bir ömür yarim sanırım seni…

Bir ömür bende kalacağını sanırım,

Sen o ara gitmek için benzin alırsın…

Gittiğinde, benzim solar,

Anlamazsın…

Beni bir tek,

Benden sonra duracağın mola yeri anlar.

Paketindeki son sigara anlar…

Kapıdan çıkarken bakışılan his anlar…

Beni, an'lar…

Anlar.

6 Haziran 2011 Pazartesi

hırslı hırsız

Al…
Bunlar benim dudaklarım…
Al…
Seninkiler kadar al…
Öp istersen…
Ya da söylet, hangi yalanı istersen…
Hatta…
Tüm yalanlarını,
Benim dudaklarımla yala istersen…
Senin yalanlarını senden daha güzel inkar edecek bir çift dudak veririm sana…
Sırf
Senin dudakların
Kirlenmesin
Diye.
Diyetini öderim her öpüşümün…
Aşkla ödeşirim…
Ödülüm,
Yalan bir ölüm.
Ya da parmaklarımı al istersen…
Bordo bir oje sürüp,
seninkilere benzet…
Çıkmaz sesim…
Bunlar aslında benim
Dersem,
Şerefsizim…
Ne istersen onu yaz benim parmaklarımla…


Ve ben, ben yazdım diye
Yemin edeyim…
Al işte neyimi istersen…
Uzatma yazıyı…
Ama,
Beni sen yapan cümlelerimi alma…
Bu çok kötü…
Bu tecavüz…
Ben istemiyorken girme içime…
Benim bardağımdan,
Bana yazdıranı içme…
Her şeyim senin…
İsterse gidişinin üstünden bin yıl geçsin…
Ama unutma
 Sen,
Sana susutuğum “ah” lar  kadar
Benimsin.

22 Şubat 2011 Salı

KAZAKLI VE KAFKA'LI DÜŞLER...

Yankı’ya…
Yatak odası, kış aylarında salona taşınan,
Her Sivas’lı çocuk gibi…
Sobanın son kıvılcımlarını izleyerek,
Aşkla, hırsla, terk edilmeyle, kazanmayla kirlenmemiş zihnimde,
Bu küçük ateş toplarını, havai fişek gösterisine çevirerek,
Yeşil atlaslı anne yorganını,
Benden ağır olduğu için,
Dünyanın en ağır yükü zannederek,
Uyumak…
Kolaydı…
Ama o kırmızı kazak…
Adını bile hatırlamadığım bir akrabanın,
Bedenimden bihaber ördüğü işkence aleti…
Yedi yaşında bir çocuğa her gece, zorla oynatılan,
Rezil bir doğum sahnesi…
İki sene önce
Boynu üşümesin sabinin diye örülmüş, dar, sert ve bir o kadar da yün bir yakadan,
İki sene boyunca büyümüş bir kafanın cebren ve hile ile sokulma çabası…
Kafa derisinin kulaklara kadar inip, orda toplanma hissi…
Ve kulakların, bir süre duymaması da cabası…
Fazla değil, bir sene önce,
Kazağı görünce,
Dedemin bacaklarının arasına kaçıp,
O uzun sakallı büyük ihtiyar adamın,
Beni bu durumdan kurtardığını,
Ama, onun da bu sene olmadığını,
Hiç gerek yokken,
Durup dururken,
Dünya değiştirdiğini hatırlamak…  
Acı…
Çok büyük acı…
Bir çocuğun en yakın arkadaşı neden dedesi ya da ninesi olur hiç düşündün mü?
Neden çok iyi anlaşırlar?
Biri, Tanrı’dan yeni gelmişken, diğer O’na gitmektedir çünkü…
Yol arkadaşıdırlar…
Büyüklerin unuttuğu bir dilde konuşacak çok şeyleri vardır…
Süper kahramanındır,
Ve O’nun için,
“bu maceranın sonu” dur…
Sonra, zaman geçer…
Süper kahraman ara sıra hatırlanır,
Kazak, çoktan silinmiştir acı defterinden…
Aşk gelene kadar…
Bir gün, bir kitap satıcısında…
Kafka’nın tam karşısında…
Bir karşı cins seninle aynı kitaba bakar…
Gözlerin, kitaplardan vazgeçip ona dalar…
Birlikte çıkılır ordan,
Bir olunur bir anda…
Arkandan, Kafka ağlar…
“hiç anlamamışsın” der…
“yazık…”
“hep insan böcek olacak değil ya, kazak ta insan olabilir pekala…”
Duysan da duymazdan gelirsin…
Zaman geçer…
Araya eksik planlar girer…
Ve…
Aşk…
Biter…
İşte o an,
Yedi yaşına döner beyin…
Kırmızı kazağa…
Sana küçük gelen…
Olmayan…
Ama zorla içine sokulmaya çalışılan…
Kırmızı…
Terk edenlerin ağlama sebebidir bu yazı…
Biz…
Gidenler…
Aslında biten ilişkilerimize değil…
Erken ölen, süper kahramanlarımız için dökeriz
Gözyaşlarımızı…

21 Şubat 2011 Pazartesi

veda 1

KADIN - Dargin degilim...
ADAM - Keske olsaydin ama... Dargin olsaydin, bir ihitmal olurdu...
KADIN - Belki sonra o da... Hani... Diger ihtimaller gibi,ölürdü...
ADAM - Diger ihtimaller... Ne acikli cumleymis...
KADIN - Gidiyorum...
ADAM - Biliyorum.
KADIN - Bir sey soylemeyecek misin?
ADAM - Soylesem gitmeyecek misin?
KADIN - Bilmem... Gidicem galiba... Ama yine de, bir seyler duymak
istiyor insan... Mutlu ol... Ne bileyim, seni cok sevmistim...
Sacmaliyorum dimi?
ADAM - Evet... Cunku ben ne soylersem soyleyim, sen burada birakip
gideceksin... Ustundeki agirliklari atman gerekiyor... Daha hizli
gidebilmek icin... Sonra, ben bu evde, sana ait "mutlu ol" ve "seni
cok sevmistim" lerle kalacagim... Haksiz miyim?
KADIN - Kismen... Cumlelerini goturemem, dogru... Ama agirlik yapacagi
icin degil... Bir gun, yillar sonra bir gun, icimde kalan bir cumlen,
aklima geldiginde gulumsersem ve hayatimda biri olursa o zaman, onu,
seninle aldatmis olurum...
ADAM - Anladim, henuz tanimadigin bir adami boynuzlamamayi, benim,
icinde sen olan birsuru cumleyle got kadar bi evde kalip delirmeme
tercih ediyosun...
KADIN - ...
ADAM - Kahve icer misin?
KADIN - Gidiyorum...
ADAM - Kime?
KADIN - Senden...
ADAM - Bisey soylemeyecek misin?
KADIN - Soylesem gondermeyecek misin?
ADAM - ...
(Kadin cikar, kapi kapanir)
KADIN - Cok!
ADAM - Hep!

veda 2

KADIN - Dis fircani almayacak misin?
ADAM - Yenisini alirim...
KADIN - Bunu da yeni almistin...
ADAM - istemiyorum... Gercekten...
KADIN - Ben napayim sen gittikten sonra senin dis fircani? Al iste,
koy cantana...
ADAM - Bak... Cantami bi dis fircasi icin, acmiycam tekrar anladin
mi? istemiyorum dis fircasi filan...
KADIN - Ya cebine koy o zaman... Kalmasin burda!
ADAM - istemiyorum dedim!!!!!
KADIN - Napayim ben senin dis fircani ya?
ADAM - Allahim ne buyuk sorun oldu bu sikindirik dis fircasi...
istemiyorum! Dis fircasini istemiyorum, su anda cantamda olanlarin
disinda hicbir sey istemiyorum!
KADIN - Baska seyler de mi biraktin?
ADAM - Hayir... Birakmadim... Aldim her seyimi... Her seyim, cantama
sigdi... Bu eve tasinirken, ne cok sey almistim... Kac valizle
geldigimi hatirlamiyorum, ama artik ne kadar azaldiysam, simdi her
seyim bir sirt cantasina sigdi!
KADIN - Ne demek simdi bu? Azaldim ne demek?
ADAM - Beni kac kere terk ettigini hatirliyor musun? Ben
hatirliyorum... Cok! Her kavgada cekip gittin ve sinirin gecince geri
geldin... Ben bekledim... Anladin? Bekledim... Sinirinin gecmesini,
donmeni... Her gidisinde, benden bir parcan da gitti... Ama onlar,
seninle beraber donmedi... Azaldim... Bendeki sen azaldi...
KADIN - Hani ask bitmezdi?
ADAM - Asksa bitmez...
KADIN - Bizimki?
ADAM - Tiryakilik...
KADIN - Nasil ya?
ADAM - Sigara gibi birakiyoruz birbirimizi... Sen, bir sabah uyanip,
birakicam bu mereti diyosun... Sonra, canin o kadar istiyo ki,
dayanamayip, tekrar basliyosun...
KADIN - Sen? Azaltarak mi birakiyosun?
ADAM - Azalarak...
KADIN - Cantanda ne var?
ADAM - Son paket... Yarin biter.
(Adam kapiyi acar, tam cikacakken)
ADAM - Atesin var mi?
KADIN - Kalmadi.